Damla damla kriz: İklim değişikliğiyle gelen “sinsi afet” kuraklık
Dünyada küresel ısınma nedeniyle kuraklığın sıklığında ve şiddetinde artış gözlemlendiğinin altını çizen uzmanlara göre, kuraklık artık 'sinsi afet' olarak tanımlanıyor; yavaş gelişiyor ancak etkisi uzun vadeli ve çok katmanlı.
Ankara
Uzmanlar, küresel ısınma nedeniyle buzullardaki erimenin, bu kaynaklardan gelen tatlı suyu kalıcı olarak azaltmaya başladığını, kuraklık başta olmak üzere aşırı hava olaylarıyla beraber su döngüsünün öngörülemez hale geldiğini kaydetti. Kuraklığın ise ürünlerin besin değerini de etkileyerek, verimin dışında kalite kaybını dikkat edilmesi gereken bir konu haline getirdiği vurgulanıyor.
Dünya genelinde tatlı su kaynaklarının kullanımı, nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimlerle her yıl yaklaşık yüzde 1 artarken, bu durum kaynaklar üzerinde büyük baskı oluşturuyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü raporuna göre, su döngüsü artık daha düzensiz ve aşırı hale geldi, kuraklık ve sel olayları arasında salınım gözlemleniyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin iklim değişikliğini en fazla hisseden ülkelerden biri olduğuna, birçok alanda su yönetimi konusundaki alternatiflerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Anadolu Ajansı muhabirlerince hazırlanan ve 6 haberden oluşan “Damla damla kriz" dosyasında, dünyadaki su kaynaklarının durumu ve iklim değişikliğinin bu kaynaklara etkisi, Türkiye'nin su varlığında mevcut durum, karşılaşılan zorluklar ve dikkat edilmesi gereken hususlar ile azalan su kaynaklarının tarımsal üretime ve sanayiye etkileri mercek altına alınıyor:
Dünyanın su döngüsü iklim değişikliğiyle öngörülemez hale geliyor
Uzmanlar, küresel ısınma nedeniyle buzullardaki erimenin, bu kaynaklardan gelen tatlı suyu kalıcı olarak azaltmaya başladığını, kuraklık başta olmak üzere aşırı hava olaylarıyla beraber su döngüsünün öngörülemez hale geldiğini kaydetti.
Dünyada kuraklığın sıklığında ve şiddetinde artış gözlemlendiğinin vurgulandığı dosyada, kuraklığın artık 'sinsi afet' olarak tanımlandığı; yavaş geliştiği ancak etkisinin uzun vadeli ve çok katmanlı olduğu belirtildi.
İklim değişikliği su yönetimini yeniden şekillendiriyor
Sektör temsilcileri, Türkiye'nin iklim değişikliğini en fazla hisseden ülkelerden biri olduğuna, birçok alanda su yönetimi konusundaki alternatiflerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
İklim değişikliğinin yağış desenlerini çok değiştirdiği vurgulanan dosya haberde, su dendiği zaman akla gelen en önemli kaynağın kar olduğu ancak kar yağışlarının da çok azaldığı belirtiliyor.
Azalan su kaynakları tarımda hem verimi hem de kaliteyi etkiliyor
Uzmanlar, kuraklığın ürünlerin besin değerini de etkilediğini, verimin dışında kalite kaybının da dikkat edilmesi gereken bir konu olduğununa işaret ederken; kuraklık ve zamanında düşmeyen yağışların kalite üzerinde de etkisinin olduğunun altını çiziyor.
Tarım faaliyetlerinin birçok ülkede suyun en fazla tüketildiği alan olarak öne çıktığının anlatıldığı haberde, Türkiye'de de her yıl tüketilen toplam 57 milyar metreküp suyun 44 milyar metreküpünün tarımda sulama suyu olarak kullanıldığına dikkat çekiliyor.
Trakya'da kuraklık daha az su isteyen ürünleri gündeme getiriyor
İklim değişikliğine bağlı artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar nedeniyle Trakya'da tarımsal verim düşerken, uzmanlar ve bölgedeki çiftçiler sürdürülebilir üretim için kuraklığa dayanıklı ürün çeşitliliğinin önemine dikkati çekiyor.
Suyun az kullanılması için o bölgede doğru ürününü seçilmesi gerektiğinin altını çizen sektör temsilcileri, o doğru ürünün de bölgeye göre çok değişken olduğu, iklimle, soğukluk, sıcaklık farkıyla alakalı olduğunu vurguluyor.
Kuraklığın etkileri tarladan fabrikaya, fabrikadan sofraya uzanıyor
Dosyanın bu haberinde, iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık nedeniyle tarımda yaşanacak ürün ve kalite kayıplarının, gıda endüstrisini olumsuz etkileyeceği ele alındı. Azalan su kaynaklarının sanayiye etkilerini vurgulandığı haberde, tarımda üretim düştüğü zaman en başta gıda sektörünün etkileneceği belirtildi.
Uzmanlar, sanayi sektöründe su verimliliği sağlamanın yolunun atık suların arıtılmasından geçtiğinin de altını çiziyor.