DOLAR

46,1505$% 0.04

EURO

53,5785% 0.56

STERLİN

62,0985£% 0.64

GRAM ALTIN

6.252,67%3,54

ÇEYREK ALTIN

10.384,00%3,05

BİTCOİN

2934356฿%2.67926

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admin

admin

11 Haziran 2026 Perşembe

REHA MUHTAR’IN ARDINDAN…

REHA MUHTAR’IN ARDINDAN…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayata veda ettiği gün şunu düşündüm ve merak ettim: Reha Muhtar Reha Muhtar’ın vefatını nasıl anons ederdi?

Yayınlarında yıllardır çalışmış, ekibinde çok özel prodüksiyonlarında efor sarf etmiş bir televizyon emekçisi olarak Reha Muhtar’ın herkese göre acıklı son günleri gerçekten de bir haber anonsuna sığabilir miydi, ya da hakkı verilerek ağdalı cümlelerle bir manifestoya çevrilebilir miydi, bilmiyorum.

Öyle ya, yıllardır hem televizyon izleyicisinin bütün seyir deneyimlerini, haber alma arzularını ekranlardan yönetmiş, yönlendirmiş, sevilmiş/sevilmemiş bir isimdi, hem de televizyon yayıncılığına getirdiği tartışmalı, bol aksiyonlu, bol trikli, hınzır, virajlarla dolu, zorlu programların tavizsiz komutanı olarak da hırpalayıcı bir yönetici/patrondu.

Hakkında çok tartışmalı hatıralar, yorumlar paylaşılsa da bana göre en çelişkili yanı, beraberinde çalışıp da ayrılan çalışma arkadaşlarının tekrar kadrosuna dönmekte zorlanmaları ama bir o kadar da “İyi ki de Reha Muhtar’la çalışmışım,” diyerek performans günlerinin hakkını teslim etmeleriydi. Reha Muhtar’la çalışmış olmak bana göre uzun süre bir statü değeri olarak varlığını koruyacak görünüyor.

Uzun yıllar ratinglerin zirvesini terk etmeyen bir yayıncının o kadar da rating getirmeyen kişisel aile draması ve etrafında dönen hikayeleri, istisnasız üzülerek takip ettim.

Bugün, ekibinde çalışanların neredeyse tamamının medyanın hangi platformlarında başarıya imza attıklarını fiyakalı fiyakalı sözlerle sıralamaya gerek yok. Dönemin izleyicisi, her nerede yaşadığını bilmeden, bugün de Reha Muhtar ekolünün nefes almaya devam ettiğinin zaten farkında.

Bu kısa yazının başında belirttiğim gibi, ‘Reha Muhtar Reha Muhtar’ın vefatını anons etseydi nasıl anons ederdi?’ diye gerçekten de çok merak ettim. Sonra vazgeçtim, merak etmeyi bıraktım, hayal ettim:

Ben Reha Muhtar’ın, Reha Muhtar’ın vefat anonsunu hiçbir şey demeyerek, sadece izleyicinin gözlerinin içine muzip muzip yarım bir tebessümle bakarak yaptığını hayal ettim. Öyle hayal etmek istedim. O yarım tebessümün de aslında hepimizin hayatındaki bütün yarım kalmışlıklara sade bir selam olduğunu düşündüm. Sonra bu sitemsiz, keşkesiz, eğersiz, meğersiz yarım tebessüme ben de yarım bir tebessümle karşılık verdim.

Okan VAROL

Devamını Oku

Mexico City, 2026 FIFA Dünya Kupası’na hazır

Mexico City, 2026 FIFA Dünya Kupası’na hazır
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mexico

2026 FIFA Dünya Kupası’nın ev sahiplerinden Meksika’nın başkenti olan Mexico City, üç ülkede 16 farklı sahada düzenlenecek 104 maçtan oluşan tarihin en büyük Dünya Kupası’nın açılışını yapacak.

 

2026 FIFA Dünya Kupası’nın açılışında Meksika-Güney Afrika müsabakasına kapılarını açacak Mexico City, 1970 ve 1986’da oynanan Dünya Kupası’nın ardından futbolun en büyük turnuvasına üçüncü kez ev sahipliği yaparak en fazla açılış maçının oynandığı şehir olarak tarihe geçecek.

 

1970 ve 1986’da oynanan iki Dünya Kupası sonrası gözler bir kez daha Mexico City’ye çevrilecek.

 

Toplam 5 maçın oynanacağı Mexico City, ülkenin önemli bir siyasi, kültürel, eğitimsel ve finansal merkezi. Batı Yarımküre’nin en büyük metropol alanı olan Mexico City yaklaşık 23 milyonluk nüfusuyla dünyanın en fazla İspanyolca konuşulan şehri olarak öne çıkmaktadır.

 

Turnuvanın festival havasında geçmesi planlanıyor

 

Mexico City yetkilileri ve organizasyon komitesi, Dünya Kupası için ülkeye gelenlerin festival havasını yaşayabilmesi için geniş kapsamlı bir gündem belirledi.

 

Güvenli ve aile dostu olarak tasarlanan merkezlerde turnuvanın 104 karşılaşması canlı yayımlanacak.

 

Zocalo Meydanı’nda oluşturulacak fan zone alanında dev ekranda maç yayınının yanı sıra konserler verilecek ve Meksika mutfağını tanıtan stantlar yer alacak. Böylelikle çeşitli spor etkinlikleri ve gastronomi deneyimleri yaşatılarak futbol tutkusuyla kültürler bir araya gelecek.

 

Spora düşkün bir şehir

 

Yılda ortalama 75 profesyonel futbol maçına ev sahipliği yapan Mexico City, Kuzey Amerika’da üç profesyonel futbol takımına sahip tek şehir.

 

Mexico City takımları olan Club America, Club UNAM ve Cruz Azul, Liga MX’de mücadele ediyor.

 

İki FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan şehirde, Orta Amerika ve Karayip Oyunları’nın ilkinin yanı sıra Pan Amerikan Oyunları, 1968 Olimpiyat Oyunları ve birçok spor organizasyonu gerçekleştirildi.

 

Tarihi rekorun sahibi: Mexico City Stadı

 

Dünya Kupası’nın en büyük statlarından biri olan ve 1966 yılında yapılan Mexico City Stadı, üçüncü kez FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan ilk stadyum olacak.

 

2026 FIFA Dünya Kupası için kapsamlı bir şekilde yenilenen stat, yaklaşık 2 yıl süren tadilatın ardından Meksika ile Portekiz arasında oynanan hazırlık maçıyla kapılarını futbolseverlere açtı.

 

1970 ve 1986’daki iki heyecan dolu Dünya Kupası’nın hem açılış hem final maçlarının oynandığı 83 bin kişilik Mexico City Stadı (Aztek Stadı), Pele ve Diego Armando Maradona’nın kaldırdığı kupalara da şahitlik etti.

 

2011 yılındaki 17 Yaş Altı Dünya Kupası’nda Meksika’nın Uruguay’ı 2-0 yenerek şampiyon olduğu final maçına da ev sahipliği yapan stat, 98 bin 943 kişilik seyirciyle bu turnuvadaki en kalabalık taraftar rekorunu kırdı.

 

Kaynak: AA

Devamını Oku

Türkiye kruvaziyer pazarındaki hareketlilik 2026 sezonunda yüz güldürüyor

Türkiye kruvaziyer pazarındaki hareketlilik 2026 sezonunda yüz güldürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul

MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Hekimoğlu, Türkiye kruvaziyer pazarında rezervasyon trendlerinin 2026 sezonuna yönelik güçlü talebe işaret ettiğini belirterek, “Bölgedeki kapasitemizi ve sefer çeşitliliğimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

 

 

Türkiye kruvaziyer turizmi, artan yolcu talebi, genişleyen sefer ağları ve liman altyapısındaki gelişmelerin etkisiyle küresel pazardaki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor.

 

Özellikle İstanbul’un yeniden önemli bir biniş limanı olarak öne çıkması ve Ege limanlarının yoğun ilgi görmesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz kruvaziyer rotalarındaki stratejik rolünü daha da pekiştiriyor.

 

Sektör temsilcileri, güçlü rezervasyon performansı ve artan uluslararası talebin etkisiyle 2026 sezonunun hem Türkiye hem de İstanbul açısından önemli bir büyüme ve yatırım dönemi olacağını değerlendiriyor.

 

MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, yaptığı değerlendirmede, MSC Cruises olarak yaz ve kış sezonları boyunca kesintisiz olarak İstanbul, İzmir ve Kuşadası hareketli operasyonlarını artırmaya devam ettiklerini söyledi.

 

Hekimoğlu, 2026 sezonunu Türkiye kruvaziyer pazarı açısından son derece stratejik ve güçlü bir büyüme dönemi olarak değerlendirdiklerini belirterek, Türkiye’ye olan talebin yükselmesiyle birlikte bölgedeki kapasitelerini ve sefer çeşitliliklerini daha da geliştirmeyi hedeflediklerini aktardı.

 

İstanbul’un yeniden güçlü bir biniş limanı olarak konumlanmasının Kuşadası’nın ise en popüler limanlardan biri olmasının Doğu Akdeniz operasyonları açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Hekimoğlu, “Şehrin merkezindeki limanlar aracılığıyla misafirlerimize biniş kolaylığı sağlayan bu limanlar sayesinde Türkiye’de kruvaziyer tatiline olan ilginin her yıl daha fazla arttığını görüyoruz.” diye konuştu.

 

Hekimoğlu, doluluk oranları açısından oldukça pozitif bir tablo öngördüklerini anımsatarak, “Özellikle Doğu Akdeniz rotalarında yüksek doluluk seviyelerine ulaşmayı bekliyoruz. Türkiye’nin yeniden kruvaziyer haritasında güçlü bir şekilde konumlanması bu büyümeyi destekleyen en önemli faktörlerden biri.” değerlendirmesinde bulundu.

 

“Türkiye hareketli çıkışlı seferlere yönelik ciddi bir uluslararası talep mevcut”

 

Işın Hekimoğlu, Avrupa, Orta Doğu ve Amerika pazarlarından Türkiye hareketli çıkış seferlerine yönelik ciddi bir uluslararası talebin mevcut olduğuna dikkati çekti.

 

Bu sezon hedeflerinin kruvaziyer seyahatinin alternatif tatil seçeneklerine kıyasla ne kadar uygun fiyatlı, biniş limanları sayesinde kolayca erişilebilir bir keşif yolculuğu olduğunu vurgulamak olduğunu kaydeden Hekimoğlu, “Böylece her geçen gün artan Türk misafir sayımızı daha da büyütmek ve limanlarımızı Doğu Akdeniz programlarının en önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

Hekimoğlu, Türkiye’nin coğrafi avantajı, kültürel zenginliği ve güçlü hava yolu bağlantılarının büyümeyi destekleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığına işaret ederek, “İstanbul, tarih, kültür, gastronomi ve ulaşım altyapısını bir arada sunabilen dünyadaki sayılı destinasyonlardan biri. Bu nedenle özellikle Avrupa ve uzun mesafe pazarlarında yeniden çok yüksek bir ilgi görüyor.” diye konuştu.

 

Rezervasyon trendlerine bakıldığında 2026 sezonu için erken rezervasyon performansının oldukça güçlü ilerlediğine dikkati çeken Hekimoğlu, “Özellikle yaz sezonuna yönelik talepte ciddi bir ivme mevcut. Fakat diğer yandan mevsim fark etmeksizin kruvaziyer seyahatindeki yükseliş, durdurulamaz şekilde devam ediyor. Deneyim arayışında olan yeni nesil yolcular, kruvaziyer yolculuğunu sadece bir tatil değil, aynı zamanda çok destinasyonlu premium bir deneyim olarak görüyor.” dedi.

 

“Her yıl 120 bin uluslararası kruvaziyer yolcusu limanlarımıza geliyor”

 

Celestyal Cruises Türkiye Direktörü Özgü Alnıtemiz de Türkiye limanlarına düzenli ve aralıksız olarak gelen kruvaziyer firması Celestyal’in bu yıl da aynı bağlılıkla programlarında Türkiye limanlarını konumlandırmaya devam ettiğini ifade etti.

 

Her yıl 140 ülkeden çoğunluğu Amerikalı, Avrupalı olmak üzere toplam 120 bin uluslararası kruvaziyer yolcusunun gemileriyle Türkiye limanlarına geldiğini kaydeden Alnıtemiz, “Ege programlarının vazgeçilmez durağı Kuşadası, yabancı misafirlerimizin buraya ilgisi yüksek. Kuşadası çıkışlı Yunan Adaları programlarımız ekim sonuna kadar sürecek.” dedi.

 

Alnıtemiz, 2025’i rekor sayıda kruvaziyer gemisinin limanlara geldiği parlak bir yıl olarak yaşadıklarını dile getirerek, (Türkiye’de) bir önceki yıla kıyasla yüzde 15’lik artışla 2 milyon seviyesinin üzerinde uluslararası kruvaziyer yolcusunun limanlara geldiğini anımsattı.

 

“Türkiye, kruvaziyer pazarında fark yaratıyor”

 

Özgü Alnıtemiz, 2026 yılında da kruvaziyer yolcu sayısında sıçrayışın artarak devam edeceğini ifade ederek, özellikle pazara yeni oyuncuların girmesiyle sefer sayılarının arttığını, daha büyük kapasiteli gemilerin gelmesiyle yolcu sayılarının daha da artacağını söyledi.

 

Türkiye’nin kültürü, tarihi, doğası ile bir cazibe merkezi olduğunu, limanlarıyla da kruvaziyer pazarında fark yarattığına dikkati çeken Alnıtemiz, “Galataport’u düşünün, sadece modern yapısı ile değil konumuyla da çok cezbedici. Bu muhteşem coğrafyanın içine tarihin, kültürün içine iniyor kruvaziyer yolcuları. Yürüyerek dünyanın en güzel şehirlerinden birini keşfedebiliyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Alnıtemiz, bir kruvaziyer gemisinin tek seferde tek programında Türkiye’den birden çok limana uğradığını belirterek, şunları kaydetti:

 

“İstanbul’dan çıkıyor, İzmir’e Marmaris’e Bodrum’a uğruyor, tüm dünyadan kaliteli turisti limanlarımıza taşıyor. Sadece yolcular değil, gemilerin 3’te birini oluşturan uluslararası mürettebat da indikleri limanda döviz bırakıyor. Gidiyorlar ülkelerine anlatıyorlar. Kruvaziyerin ekonomimize sağladığı çarpan etki bu. Türkiye kruvaziyer pazarı küresel pazarda bir yıldız olarak parlıyor, daha çok sayıda dev gemi rotasını limanlarımıza çevirmeye devam edecektir.”

 

Kaynak: AA

Devamını Oku

AB, yapay zeka içeriklerinde etiket dönemini başlatıyor

AB, yapay zeka içeriklerinde etiket dönemini başlatıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Brüksel

Avrupa Birliği (AB), yapay zeka tarafından üretilen veya değiştirilen içeriklerin daha kolay ayırt edilebilmesi amacıyla yeni uygulama kurallarını yayımladı.

 

AB Komisyonundan yapılan açıklamada, yapay zeka tarafından oluşturulan veya değiştirilen içeriklerin nasıl işaretleneceğine ilişkin gönüllü uygulama kurallarının kabul edildiği bildirildi.

 

Açıklamada, yeni kuralların 2 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek Yapay Zeka Yasası’nın şeffaflık yükümlülüklerinin uygulanmasına yardımcı olacağı belirtildi.

 

Söz konusu tarihten itibaren deepfake içeriklerin yanı sıra kamuoyunu ilgilendiren konularda yayımlanan yapay zeka üretimi veya yapay zeka tarafından manipüle edilmiş metinlerin açık şekilde etiketlenmesinin gerekeceği kaydedilen açıklamada, vatandaşların sohbet robotları gibi yapay zeka sistemleriyle iletişim kurduklarında karşılarında bir insan olmadığı konusunda da bilgilendirileceği ifade edildi.

 

Açıklamada, yeni kuralların insanların internette gördükleri veya okudukları içeriklerin yapay zeka tarafından oluşturulup oluşturulmadığını daha kolay anlamalarına yardımcı olacağına işaret edildi.

 

Özellikle son dönemde hızla yayılan deepfake içeriklerin yanlış bilgilendirme ve manipülasyon amacıyla kullanılmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, kuralların yapay zeka sistemlerini geliştiren şirketlerin yanı sıra bu sistemlerle içerik üreten medya kuruluşları, internet siteleri ve diğer kullanıcıları da kapsadığı bildirildi.

 

AB’nin Yapay Zeka Yasası kapsamında, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin gerçek içeriklerden ayırt edilebilmesi için çeşitli şeffaflık kuralları getiriliyor.

 

Böylece vatandaşların özellikle sahte görüntü, video ve ses kayıtlarından kaynaklanabilecek yanıltıcı içeriklere karşı daha iyi korunması amaçlanıyor.

 

Kaynak: AA

Devamını Oku

Büyük İskender’in ilk büyük zaferini kazandığı Granikos Savaş Alanı koruma altına alındı

Büyük İskender’in ilk büyük zaferini kazandığı Granikos Savaş Alanı koruma altına alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Büyük İskender’in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazandığı ve Asya’ya uzanan seferinin kapılarını açan Granikos Savaş Alanı artık ‘tarihi sit alanı’ olarak tescillendi.” ifadesini kullandı.

 

Bakan Ersoy, NSosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Dünya tarihinin akışını değiştiren dönüm noktalarından biri olan Granikos Savaşı’nın gerçekleştiği alanı koruma altına aldık. Büyük İskender’in Perslere karşı ilk büyük zaferini kazandığı ve Asya’ya uzanan seferinin kapılarını açan Granikos Savaş Alanı artık ‘tarihi sit alanı’ olarak tescillendi.

 

Çanakkale’nin Biga ilçesinde yer alan bu eşsiz tarihi miras, arkeolojik bulgular ve bilimsel araştırmalar ışığında resmen koruma altına alınmış oldu. Çanakkale’mizin kültürel mirasına değer katacak bu önemli adımın tarih bilimine, kültür turizmine ve kültür rotalarımızın güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”

 

 

Dünya tarihinin önemli askeri ve kültürel miras alanları arasında gösteriliyor

Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesi sınırlarında yer alan ve Granikos Savaşı’nın gerçekleştiği kabul edilen alan, yürütülen yüzey araştırmalarında elde edilen arkeolojik ve bilimsel veriler ile antik kaynaklar doğrultusunda değerlendirildi.

Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca alınan kararla, dünya tarihinin en kritik askeri karşılaşmalarından biri olarak kabul edilen, Biga ilçesi sınırlarındaki Granikos Savaşı’nın gerçekleştiği yer “tarihi sit alanı” olarak koruma altına alındı.

 

Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’na karşı kazandığı ilk büyük zaferin gerçekleştiği alan olarak kabul edilen Granikos Savaş Alanı, dünya tarihinin önemli askeri ve kültürel miras alanları arasında gösteriliyor.

Koruma kararıyla birlikte bölgenin kültür turizmine kazandırılması, kültür rotaları içerisinde daha görünür hale gelmesi ve ilerleyen süreçte gerçekleştirilecek çevre düzenlemeleriyle ziyaretçilere açılması hedefleniyor.

 

 

Kaynak: AA

Devamını Oku