DOLAR

43,4732$% -0.04

EURO

51,2945% -0.6

STERLİN

59,4562£% -0.2

GRAM ALTIN

6.552,04%-3,48

ÇEYREK ALTIN

11.406,00%-9,57

BİTCOİN

3408635฿%1.8249

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul KAPALI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İBO SHOW’U SEYREDEN LALE DEVRİ ÇOCUKLARI

90’lı yıllarda iğdiş edilmiş magazin gündeminden ikrah getirenlere, 2026’ya bu gündeme ağıtlar döşenerek girileceği söylenseydi en hafif tabirle espri yapıldığı düşünülürdü. Ama hayat geçen bu sürede, espriyle açıklanamayacak bir döngünün içine yerleştirdi kitleleri: Türkiye, 2026’ya İbo Show’un tam da 90’lı yılların ‘Arkası Yarın’ misali hikayelerinin, her cephesinden eleştirilen, konuşulan, takip edilen, yorumlanan ve sosyolojik analizlere de malzeme edilen ilişkiler yumağının rotasını, buruk duygularla hatırlayarak girdi.

Belirli dönemlerde ‘Ünlüler Turu’ adı altında kolaj videolar, karma prodüksiyonlar, bir tür popüler isimlerin retrospektifleri zaten yayınlanırdı. Ancak 2026’nın girişindekine benzer bir mazi koalisyonuna daha önce hiç tanık olunmamıştı.

Bu yılbaşı gecesi, İbrahim Tatlıses’in belki de bütün ilişkilerinin temsili ismi olan Asena ile yaşadığı vukuatlı ayrılığının etkisi, sanki hiç buharlaşmamış gibi, bütün hararetiyle, hem stüdyodakileri hem de izleyenleri gözyaşlarına boğan melankolik bir festivale dönüştü.

Sosyal medyada, koltuğunda sarsıla sarsıla ağlayan İbrahim Tatlıses’in önünde oryantal dansını sergileyen Asena’nın kompozisyonu türlü yakıştırmalara maruz bırakılsa da, düğün-cenaze ruhunun aynı anda nasıl tezahür ettiğinin ispatıyla baş başa bırakılmıştı izleyici. Resmi okuyamayanlar, yıkılan feodal düzenin üstünde, mağdur ve mağrur kadınlığın yükseldiğini zannediyor ama her darbuka vuruşunda bu sanı yeni bir rating oyunu kuşkusuna evriliyordu.

Bülent Ersoy’un ‘Bana bunu nasıl yaparsınız?’ sitemi, gerçekte yeni yıla umutla girmek isteyen yorgun, küskün, dertli, yaşamı hercümerç olmuş ve mandalinasını paylaşarak televizyon seyreden herhangi bir vatandaşın sitemiydi. İbo Show’u seyreden hemen herkes, ‘Bize bunu niye yaptınız?’ diye içten içe sızlanıyor, her biri için 90’larda kalmış ve muadillerinin sadece hayal edilebileceği hatıraları, rafine günleri, hayatta olmayan sevdiklerine ve uzaklarda kalmış yakınlarına duydukları özlemleri teker teker içtimaya çıkıyordu.

Belki de buna ihtiyaç vardı. Ajitasyonla ‘olağan’ın kesişim noktasında eserekli bir boşalmanın eşiğindeydi herkes. Ve bu eşik, sığdırılamayacak büyüklükteki hasretleri kucaklayamıyordu artık. Bir şekilde son on yılların hızlı dönüşümünde tokatlanmış kalabalıkların enerjilerinin boşalması gerekiyordu. Dokunsalar ağlayacak kıvamdaki bir hassasiyet değildi duyumsanan. Çok daha alt katmanlara atılmış, itilmiş, bir nevi kendinden kendine gurbetleşme halleriydi. O yüzden Yıldız Tilbe’nin atarlı giderli çiftetellisi yadırganmaktan uzak, sempatik ve bilindik karşılanmıştı.

Siyasi bültenlerden de paralize olmuş kitleler için gelinen noktada, dokunulmaz şöhretlerin ibretlik yaşam öyküleri çok daha sahici, çok daha insani ve çok daha aileden sayılıverdi yılın son gecesi.

Bu, vasat bir rol model seçiminden öte, kendiliğinden tecelli olmuş sıradan insan hikayelerinin yansımalarıydı. Şiddete uğrayan kadın, sevdiğini hırpalayan erkek, kimliğini hezeyanlar içinde inşa etmeye çalışan ya da çalışmayan herkes, bu sarkastik gibi görünen buluşmanın bir yerinde kendini seyrediyor, kendine acıyor, kendinden utanıyor ve tabii ki kendini çok daha iyi anlıyordu. Nihayetinde kendini bağışlamak için adım atma gayreti gösteriyordu.

Bugünlerde çok da rahat hazmedilemeyecek bir sahneydi bu yüklemeyi yapan. Tekrar kuralım cümleyi: Koltuğunda sarsıla sarsıla ağlayan İbrahim Tatlıses ve karşısında oryantal dansını sergileyen olgun bir Asena. Ve Yeşilçam melodramlarını aratmayan barışma sahneleriyle gelen mutlu final…

2025’in son İbo Show’unu seyredenler, çok sayıda güzelliği yaşamında geride bırakmış, uçurmuş, kaybetmiş, ama bulamayacağını bile bile aramaktan vazgeçmeyen bütün kalbi kırık yetişkinlerdi. Yılı devirirken, Sezen Aksu’nun şarkı sözlerinin yeni sahipleri de bu kırık kalpli yetişkinler oldu:

Lale devri çocuklarıyız biz
Zamanımız geçmiş
Aşk şarabından kim bilir en son
Hangi şanslı içmiş…


Okan VAROL

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Okullarda yarıyıl tatilinin ardından ilk ders zili çaldı

HIZLI YORUM YAP